Basilisk Türkiye

Türkiye'nin lider Basilisk Fan Sitesi


    Fate/Stay Night Mp4/(2006)

    Paylaş
    avatar
    DarK_MessiaH
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 3292
    Yaş : 26
    Nerden : inferno
    Favori Basilisk Karekteri : fck the world.

    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Karekter Sayfası
    Paylaşım Puanı: 0
    Level:
    2/10  (2/10)
    Tecrübe:
    0/50  (0/50)

    Geri: Fate/Stay Night Mp4/(2006)

    Mesaj tarafından DarK_MessiaH Bir Paz 28 Ara. 2008, 01:21

    onu zaten ii bilioz Sırıtma


    _________________
    avatar
    no-name
    The Post Samurai
    The Post Samurai

    Mesaj Sayısı : 1344
    Yaş : 37
    Nerden : Psykhe'nin Özünden,Squaw'ın Ruhundan,Amazonların Diyarından...
    Favori Basilisk Karekteri : Oskar....Bu Rose of Versailles ama ben onu seviyorum napayiimmm...Gülümseme)
    Kayıt tarihi : 01/05/08

    Karekter Sayfası
    Paylaşım Puanı: 30
    Level:
    0/0  (0/0)
    Tecrübe:
    0/0  (0/0)

    Geri: Fate/Stay Night Mp4/(2006)

    Mesaj tarafından no-name Bir Paz 28 Ara. 2008, 22:06

    evet yaydım yedi tepeye zaten Sırıtma
    avatar
    Gokcevil
    Çırak
    Çırak

    Mesaj Sayısı : 43
    Favori Basilisk Karekteri : hotarubi
    Kayıt tarihi : 18/01/09

    Geri: Fate/Stay Night Mp4/(2006)

    Mesaj tarafından Gokcevil Bir Paz 18 Ocak 2009, 00:59

    basligi acan kisiye bakmadim ama ilk aklima sen geldin.. Sırıtma
    izlemeyenler mutlaka izlesin derim. tabiki arastirma yaparak.. anlamadiginiz yerlerde yardmci oluruz. animede bol kopukluk olmasina karsin cok guzel bi seri. benim bir numaralarimdan +.^
    avatar
    DarK_MessiaH
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 3292
    Yaş : 26
    Nerden : inferno
    Favori Basilisk Karekteri : fck the world.

    Kayıt tarihi : 05/04/08

    Karekter Sayfası
    Paylaşım Puanı: 0
    Level:
    2/10  (2/10)
    Tecrübe:
    0/50  (0/50)

    Geri: Fate/Stay Night Mp4/(2006)

    Mesaj tarafından DarK_MessiaH Bir Paz 18 Ocak 2009, 01:11

    aha işte 2. no.name de geldi kadro tmm landı Sırıtma


    _________________
    avatar
    no-name
    The Post Samurai
    The Post Samurai

    Mesaj Sayısı : 1344
    Yaş : 37
    Nerden : Psykhe'nin Özünden,Squaw'ın Ruhundan,Amazonların Diyarından...
    Favori Basilisk Karekteri : Oskar....Bu Rose of Versailles ama ben onu seviyorum napayiimmm...Gülümseme)
    Kayıt tarihi : 01/05/08

    Karekter Sayfası
    Paylaşım Puanı: 30
    Level:
    0/0  (0/0)
    Tecrübe:
    0/0  (0/0)

    Geri: Fate/Stay Night Mp4/(2006)

    Mesaj tarafından no-name Bir Paz 18 Ocak 2009, 14:38

    Gokcevil demiş ki:basligi acan kisiye bakmadim ama ilk aklima sen geldin.. Sırıtma
    izlemeyenler mutlaka izlesin derim. tabiki arastirma yaparak.. anlamadiginiz yerlerde yardmci oluruz. animede bol kopukluk olmasina karsin cok guzel bi seri. benim bir numaralarimdan +.^


    hemen tahmin etmeni beklerdim zaten canım,aklına gelmeseydi kızardım Sırıtma

    ben eksiklilkleri eklicem şimdi zaten izleyen açıp okusun Wink
    avatar
    no-name
    The Post Samurai
    The Post Samurai

    Mesaj Sayısı : 1344
    Yaş : 37
    Nerden : Psykhe'nin Özünden,Squaw'ın Ruhundan,Amazonların Diyarından...
    Favori Basilisk Karekteri : Oskar....Bu Rose of Versailles ama ben onu seviyorum napayiimmm...Gülümseme)
    Kayıt tarihi : 01/05/08

    Karekter Sayfası
    Paylaşım Puanı: 30
    Level:
    0/0  (0/0)
    Tecrübe:
    0/0  (0/0)

    Geri: Fate/Stay Night Mp4/(2006)

    Mesaj tarafından no-name Bir Paz 18 Ocak 2009, 14:40

    Bu seri oyundan gelme bir seri olduğu için Gökçe.nin bahsettiği gibi animede kopukluklar mevcut bundan dolayı bu eskiklikleri sizlerle paylaşıyorum ama lütfen izleyenler okusun çünkü spoiler içermektedir...

    DİKKAT SPOİLER;

    Spoiler:
    Fate/Stay Night kendisiyle aynı ismi taşıyan 2004 çıkışlı bir visual novel game'in uyarlamasıdır. Bu tür oyunlar hentai içerikli olur zaten. Rinkarakterinin biseksüel olduğunu ve hem Shirou'ya hem de Saber'a tutkun olması mesela.. 15. bölümde bunu farkedebilirsiniz.

    Oyunda bu kısım oldukça "hentai"leştirilmiştir.. Oyun piyasaya çıktığı gün tüm rekorları alt üst etmiş. Daha sonra 2006'da izlemekte olduğunuz anime versiyonu yapılmış. Ancak bu kadarla kalınmamış. Bu hikayenin bitiminden yarım sene sonrasını konu edinen Fate Hollow Ataraxia ve bir önceki Kutsal Kase savaşını konu edinen Fate/Zero da piyasaya sürülmüş durumda.Anime de daha çok oyunuoynayanlara göre yapılmış ve oynamayanların fark edemeyeceği pek çok noktası var.Eğer animeyle sınırlı kalacaksanız gerçek hikayenin 1/5'ini ancak öğreneceksiniz demektir. Oyun zaten Fate, Unlimited Blade Works ve Heaven's Feel adı altında üç farklı hikayeden oluşuyor. Hepsi aynı noktada başlıyor ama olaylar ilerledikçe değişiyor. Anime serisi Fate senaryosuna göre uyarlanmış. Mangası ise Unlimited Blade Works senaryosunu konu alıyor.


    Animeyle sınırlı kalırsanız neden 1/5'ini ancak öğrenirsiniz?Anime oyunu oynayanlara yönelik. Bazı noktaların cevapları seride tam verilmiyor. Hizmetkarların gerçek kimlikleri mesela.. Hikayeyi nasıl olsa biliyorsunuz, "hizmetkar" olmak için tarihte nam salmış bir kahraman olmak lazım. Ancak kahraman olamasalar da çok ünlü oldukları için bazı karakterler de "hizmetkar" olarak çağrılabiliyor. Mesela, Rider'ın Yunan mitolojisindeki Medusa olduğunu biliyor muydunuz? Hani yılan saçlı, gözlerine bakanı taşa çeviren kadın? Rider'ın gözlerinin örtülü olmasının sebebi de budur işte. Ve yine animede açıkça verilmeyen bir konu; Rider'ın gerçek efendisi Shinji değil, Sakura'dır. Heaven's Feel senaryosu da Sakura üzerine kuruludur zaten. Saber, Rider'ı yok ettiğinde kısa bir süre Sakura'yı uzaklardaki ışığa bakarken görmemizinasıl sebebi de budur.

    Shirou ve Sasuke'yi seslendirenlerin aynı kişi olduğunu biliyor muydunuz? F/SN'nin seiyuu kadrosu muhteşem. Zaten Saber'ı seslendiren kişi Japonya'da en fazla animede seslendirme yapmış olan kadın.

    Bu sefer de Ilya'dan bahsedelim. Küçücük, minicik ama şeytan Ilya'dan. Archer'ı öldürttüğünde ondan nefret etmeyen kaç kişi var?İşte bu bücür aslında o kadar da küçük değil. Shirou'dan yaşça büyük. Hatta bir önceki Kutsal Kase savaşında bir efendi olmasa da etraftaymış.. Ailesi bu savaşın önemli bir parçası biliyorsunuz. Yaşını göstermemesinin sebebi yine anormal fiziksel yapısından kaynaklanıyor. O normal bir insan gibi dünyaya gelmemiş. Büyüyle oluşturulmuş. Donör olarak da bir zamanlar Einzbern ailesi adına çalışan Emiya Kiritsugu kullanılmış.

    Yani Shirou'yu evlat edinen adam. Ilya, Kiritsugu'nun öz kızı; dolayısıyla Shirou'nun üvey kardeşi oluyor. Belki de bu sebepten ona sürekli "onii-chan" diyordur. Her ne kadar oyunda da, animede de görmesek de Ilya ile ilgili önemli bir bilgi var. O da bu savaştan yarım yıl kadar sonra öleceği.. Peki henüz gerçekleşmediği halde bunu nerden biliyoruz?

    Bildiğiniz gibi Archer çok ama çok özel bir savaşçıydı. Çağırılışı sırasında Rin'in yaptığı hata yüzünden hafızasını kaybettiğini söylüyordu.Ancak pek çok şey onun bu konuda yalan söylediğini gösterir biçimde. Ayrıca gerek Rin'in gerekse de Lancer'ın ağzından daha önce ona benzeyen bir kahramanı hiç duymadıklarını işittik. Okçu sınıfına ait bir savaşçı iki kılıç birden kullanabiliyor ve bütün savaşçılar arasında en hızlı olarak bilinen Lancer'ın saldırısını püskürtebiliyor! Böyle bir savaşçı daha önce hiç duyulmadı! Bunun sebebi ne? Bunun sebebi Archer'ın diğerleri gibi geçmişten değil gelecekten gelen bir savaşçı olması. Bir büyücü zamanın herhangi bir noktasında ünlü olmuş bir savaşçıyıçağırma hakkına sahip. Ancak daha önce kimse gelecekten birini çağırmadığından olsa gerek böyle bir şeyin olabileceğine ihtimal vermiyorlardı.

    Böylelikle Archer olarak bildiğimiz bu müthiş karizmatik karakterin gerçek kimliğine gelelim. Daha önce de bahsedildiği gibi Archer hafızasını kaybettiğini söylerken yalan söylemekteydi. Aslında o gerçekte kim olduğunu pek iyi biliyordu. O aslında serinin asıl kahramanı Emiya Shirou'nun ta kendisiydi! Evet; o herkesi kurtarmak için sürekli kendinden bir şeyler feda etmeye niyetli, hayalperest çocuk gelecekte
    Archer'a dönüşecekti.

    NOT:Bu noktadan sonra serinin finali ifşa edilmektedir.Dikkatinize....
    Son kutsal kase savaşında yaptıkları; Kotomine Kirei'yi öldürmesi ve kaseyi yok ettirmesi Shirou'ya bir kahraman olma yolunda oldukça fazla kredi sağlamıştı. Savaştan 6 ay kadar sonra bir kardeş olarak gördüğü (ve gerçekten de üvey kardeşi olan) Ilya'nın ölümü Shirou'yu kendini suçlamaya itti.

    Shirou'nun düşünce sistemini biliyorsunuz. Herkesi kurtarmak isteyen biri o. Ilya'yı kurtaramamış olmak Shirou'nun süreklivicdan azabı yaşamasına sebep oldu. Daha önce Ilya'nın ölümünden bahsedilmişti yazıda. Bunu gelecekten gelen Archer sayesinde öğreniyoruz oyunda. Shirou büyüdükçe ondaki bu herkesi kurtarma saplantısı iç dünyasını etkilemeye devam etti. Bir kahraman olmasına rağmen daima kayıplar veriyordu. Ölenler yüzünden, kurtaramadıkları yüzünden sürekli kendini suçluyordu. O da tarihte nam salacak kadar ünlü olupgeçmişe bir büyücünün hizmetkarı olarak gitmeyi planladı. Sonucu da gördük, koskoca Berserker'i 5 kere (oyunda 6) öldürecek kadar güçlü biri olmuştu. F/SN serisini biliyorsanız bir savaşçının gerçek gücünün kendi fiziksel kuvvetinden ya da yeteneklerinden değil, efsanesinin yer yüzünde ne kadar yayılmış ve bilinmiş olmasından kaynaklandığını da bilirsiniz.

    Berserker/Herkül gibi "en kuvvetli" olarak bilinen bir savaşçıyı yenebilmesi için Archer'ın gelecekte ne kadar ünlü olduğunu siz tahmin edin artık. Archer'ın geçmişe gitme amacı neydi peki? Kendisine acıdan başka bir şey vermeyen boş "herkesi kurtarma" düşüncesini yok etmek. İnanılmaz ama; Archer'ın asıl amacı kendi geçmişini, yani Shirou'yu öldürerek zamanda bir paradoks yaratmaktı. 14. bölümden sonra açılışparçası değişir ve yeni açılışta biz Archer ve Shirou'yu birbirine saldırırken görürüz.
    Oysa animede böyle bir sahne hiçbir zamanyayınlanmamıştır. Bu oyuna bir göndermedir, hikayenin aslını bilmeyenler ise maalesef bu konudan hiçbir şey anlamamaktadır. Archer Rin'inhizmetindeyken sürekli Shirou'yla tartışır, onu aşağılar. Sürekli herkesi kurtarma amacının ne kadar boş ve işe yaramaz olduğundan, Saber'ın yerine savaşmaya çalışmasının Saber'a hiçbir fayda sağlamadığından bahseder. Hatta bir keresinde "Çok garip, öldürmem gereken kişiye nasihat ediyorum." demiştir.

    Aslında bir hizmetkarın bütün diğer büyücüleri öldürmeye çalışması savaşın temel unsurudur; ancak burada farkedilen nokta Archer'ın kendi planlarından söz ettiği.Oyundaki Unlimited Blade Works senaryosunda (adından da anlaşılacağı gibi Archer'ın ön planda olduğu bir senaryodur) Archer Shirou'yu bu düşünceleri yüzünden öldürmek ister. Shirou Berserker'la yapılan bir savaşta tek kolunu kaybetmiştir. Archer da onları kurtarmak için animedekine benzer bir biçimde kendini ortaya atar. Ayrıca bütün bu olaylar sonrasında Shirou'nun düşünce sisteminin değiştiğini görür ve yok olmadan önce kolunu Shirou'ya verir. Zaten ikisi de gerçekte Emiya Shirou olduklarından kolun Shirou'nun kaybettiğinin yerini alması zor olmaz.

    Archer kızkardeşi olarak gördüğü için Ilya'ya çok değer verir. Animenin başlarındaki Saber-Berserker karşılaşmasını hatırlayın. SaberShirou'nun son andaki hamlesiyle kurtulmuştu. Mangada bu savaşta Archer da yer alır. Rin ondan Ilya'yı vurmasını ister. Kilometrelerce ötedeki bir köprünün direklerindeki çiviyi bile görebilen Archer ise Ilya'yı ıskalar. Animesinde benzer bir sahneyi 14. bölümde, onun ölümünden kısa bir süre önce görüyoruz. Archer kılıçlarından birini Ilya'ya doğru fırlatır ama kılıç ona isabet etmez, lambayı kırarak karanlığın çökmesini sağlar. Bu iki durumda da Archer istemiş olsaydı Ilya'yı kolaylıkla öldürebilirdi, ama ona olan sevgisi buna engel olmuştur. Üstelik ona "Hala
    eskisi kadar acımasızsın." demesi de Archer'ın Ilya'yı tanıdığı yönünde çok güçlü bir kanıttır sadece animeyi takip edenler için.

    Anime serisinde Archer ve Shirou'nun aynı kişi olduğunu anlamak çok zor; ama imkansız değil. Özellikle de 14. bölümün en sonunda yer alanşu sahne çok büyük bir ip ucu niteliğinde. 2. bölümde Shirou'yu hayata döndürmek için Rin'in kullandığı mücevher, 14. bölümde Archer'ın
    kaybolan bedeninin arkasından beliriyor.

    En son Saber'ın gerçek kimliğinde kalmıştık. Anime serisinde bu açıklanmış olsa da oyunla birebir örtüşmediği için kafaları çok karıştıracak düşüncelerin ortaya çıkmasına sebep oluyor.
    Saber ve Shirou'nun birlikte Berserker'i yenmesinden sonra Saber'ın gerçek kimliği açıklanır. O efsanevî Kral Arthur'dur. Bunun ortaya çıkmasından sonra internette pek çok kişinin şok geçirmiştir. "Kral Arthur mu? Saber bir erkek mi yani?" Bu sorulara düşünmeden önce gerçek Arthur'u biraz inceleyelim.
    Arthur, kral Uther Pendagron'un oğludur ancak bunu kimse bilmemektedir. O, Sir Ector tarafından büyütülmüştür. Arthur taşa saplanmış kılıcı çıkarınca bu gerçek ortaya çıkar ve o gelecekteki Britanya kralı olma hakkını kazanır. Zaferden zafere koşar. Daha sonra kraliçe Morgause'a
    aşık olur. Evli olmasına rağmen kraliçe ile birlikte olur. Ancak daha sonra Merlin Morgause'un onun kardeşi olduğunu söyler ve bu günah yüzünden ikisinin çocuğunun Arthur'a ölüm getireceği kehanetinde bulunur. Arthur bu çocuğun öldürülmesini sağlamaya çalışır ama çocuk
    hayatta kalır. Adı Mordred'dir. Daha sonra Arthur aşık olduğu Guinevere ile evlenir. Ancak zamanla Guinevere Arthur'un şövalyelerindenLancelot'a aşık olur ve ikisinin bu aşkı imparatorluğun felaketi olur. Arthur da Camlann'daki savaşta Mordred'le karşı karşıya gelir ve ağır yaralanır. Yanındaki şövalyesi Bedivere'den kılıcı Excalibur'u daha önce onu almış olduğu göle atmasını ister. Daha sonra ölmek üzereykenGölün Hanımı tarafından Avalon'a götürülür. Arthur'un kılıcı hakkında bazı görüşler var. Kimi yerde taştan çıkardığı kılıçla Excalibur'un aynı olduğu, Excalibur ve Caliburn'un aynı kılıç
    olduğunu söyleniyor. Ancak Arthur'un Excalibur'u Gölün Hanımı'ndan aldığı daha çok bilinir. Bu yüzden taştan çıkarılana Caliburn, Gölün Hanımı'ndan alınana da Excaliburn dendiğini görülür bazı kaynaklarda.
    Gelelim Fate/Stay Night'a. Bizim Saber olarak tanıdığımız kişi aslında Arturia Pendagron'dur. Babası Uther halkının kadın bir lideri asla kabul etmeyeceğini bildiği için kızının doğumunu duyurmaz. Merlin de kızı Sir Ector'a verir. Ector onu bir erkek gibi yetiştirir. Sonra taştaki kılıcı çıkarmasıyla kralla olan bağı ortaya çıkar tahta geçer. Bununla birlikte halkının tüm yükünü de sırtına almayı kabul eder. Bir süre sonra taştan çıkardığı Caliburn kırılır ve o da Gölün Hanımı'ndan Excalibur'u ve bu kılıcın kını olan kutsanmış Avalon'u alır. Arturia bu kına sahip olduğusürece ölümsüzdür. Ancak savaştan savaşa koşarken üstünde taşıdığı koca bir milletin yükü Arturia'nın suçluluk duymasına sebep olur.
    Halkı için tüm duygularını öldürmüş ve kendisine ait bir hayata sahip olamamıştır. Bir seferde kutsanmış Avalon'unu çaldırır (dolayısıyla ölümsüzlüğünü kaybeder); sonra ülkesine geri döndüğünde bir isyanla karşılaşır. Onun kanından büyüyle dünyaya getirilmiş -tıpkı Ilya gibi- oğlu Mordred tarafından ağır şekilde yaralanır. Ölmeden önce Bedivere'den kılıcını göle atmasını ister. Son nefesini vermeden önceki son dileği de başarısız bir kral olduğunu düşündüğü için ülkeyi başka bir kralın yönettiği bir dünyada hayatını baştan yaşayabilmek olur. Gerek birerkek gibi büyütülmesi, gerekse yaşadığı dönemin kültürel şartlarının bir kadın kahramanı kabul etmemesi yüzünden Arturia tarihe adını KralArthur olarak yazdırır.Zaten animede de ilk onun hayatında değinildiğinde kayadan kılıcı çıkaracağı zaman yaşlı adam Saber.a Arturia diyehitap eder. Eveeeet, demek ki neymiş? Saber gerçekte bir erkek değilmiş. Shirou bir erkeğe aşık olmamış, 21. bölümde bir erkekle sevişmemiştir. Ancak daha önce de yazıldığı gibi oyundan animeye çevirimde bölüm sayısının da kısıtlı olması göz önünde bulundurularak pek çok önemli nokta atlanmıştır. Archer'ın Shirou'nun gelecekten gelen hali olduğunu bilmeyen kalmadı sanırım.

    Neyse, 24. bölümün finaline gidelim.Finaldeki sahnede Shiro'nun kendi kendine konuşmasına; Çok yakınmış gibi geliyor, ama ellerimi uzatsam bile tutamıyorum. Öyle bile... Ona uzanamasam bile... Kalbimde kalacak şeyler var. Aynı zamanda olmak... ve aynı gökyüzüne bakmak... Eğer bunu hatırlayabilirsem, birbirimizden uzakta olsak da, inanıyorum ki beraber olabiliriz. Artık ileriye doğru koşacağım. Eğer hedefimi yeterince uzağa koyarsam, o zaman bir gün... hedeflediğim şeye ulaşacağım.

    Burada önemli olan kısım neresi? "Eğer hedefimi yeterince uzağa koyarsam, o zaman bir gün... hedeflediğim şeye ulaşacağım. " Kahramanlar öldükten sonra "Hall of Heroes (kahramanlar salonu)" denilen bir yere gidiyorlar. Bu yüzden çoğunun kaseyi kazanmak gibi bir amacı yok, savaşa çağrıldıktan sonra sadece geriye, o salona dönmek istiyorlar.Saber bir kahraman, dolayısıyla öldükten sonra gideceği yer de orası. Ancak Shirou yukarıda dediği gibi çok çalışır ve hedefine ulaşırsa, yani bir gün kahraman olursa o da ölünce aynı salona gidecek. Eh, biz de Shirou'nun bir gün çok büyük bir kahraman, yani Archer olacağını biliyoruz değil mi? Neden ikisi orda birlikte olamasın?
    avatar
    Mephisto
    The Post Samurai
    The Post Samurai

    Mesaj Sayısı : 1172
    Nerden : Çok güzel bi yerden xD
    Favori Basilisk Karekteri : Yashamaru
    Kayıt tarihi : 29/11/08

    Karekter Sayfası
    Paylaşım Puanı: 0
    Level:
    0/0  (0/0)
    Tecrübe:
    0/0  (0/0)

    Geri: Fate/Stay Night Mp4/(2006)

    Mesaj tarafından Mephisto Bir Paz 18 Ocak 2009, 20:56

    mangasını gördüm geçenlerde alıcam...
    avatar
    no-name
    The Post Samurai
    The Post Samurai

    Mesaj Sayısı : 1344
    Yaş : 37
    Nerden : Psykhe'nin Özünden,Squaw'ın Ruhundan,Amazonların Diyarından...
    Favori Basilisk Karekteri : Oskar....Bu Rose of Versailles ama ben onu seviyorum napayiimmm...Gülümseme)
    Kayıt tarihi : 01/05/08

    Karekter Sayfası
    Paylaşım Puanı: 30
    Level:
    0/0  (0/0)
    Tecrübe:
    0/0  (0/0)

    Geri: Fate/Stay Night Mp4/(2006)

    Mesaj tarafından no-name Bir Paz 18 Ocak 2009, 22:30

    manga sevmezdim eskiden ama bu çeviri işine girince bayılmaya başladım ben de ga-rei zero animesinin serisini okuyorum daha doğrusu çeviriyorum acayip beğendim 29 chapter devamı da geliyor ve de ilk defa bir manga animeden türüyor bu seride animesi beğenilince mangası yapılmış

    AYRICA DUYURU: Basilisk,mangasıyla birebir giden nadir animelerden birisiymiş sevenlere duyurulur ve de son bişey

    FTS'nin mangasında pek bişey yok biz inceledik çeviri grubumla aslında onu çeviricektik yani animesi gibi kopukluk var esas oyununu bilmek lazım ya da benim paylaştığım gibi serventleri incelemk gerekiyor kopuklukları giderebilmek için Wink

      Similar topics

      -

      Forum Saati Salı 21 Ağus. 2018, 13:29